UlkuGulu.Hareket-Forum.Net
Ülkü Gülü Forum Sitesine Hoşgeldiniz

Sitemize üye olarak sizlerde paylaşım yapabilir, sitemizin sosyal faaliyetlerinden haber alabilirsiniz.

Üye iseniz Lütfen Üye Adınızla giriş yapınız
UlkuGulu.Hareket-Forum.Net
Ülkü Gülü Forum Sitesine Hoşgeldiniz

Sitemize üye olarak sizlerde paylaşım yapabilir, sitemizin sosyal faaliyetlerinden haber alabilirsiniz.

Üye iseniz Lütfen Üye Adınızla giriş yapınız
UlkuGulu.Hareket-Forum.Net
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

UlkuGulu.Hareket-Forum.Net

ÜLKÜGÜLÜ | UlkuGulu.com | facebook.com/UlkuGuluyuz
 
SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN) Anasay11AnasayfaLatest imagesKayıt OlGiriş yap

 

 SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN)

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir




SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN) Empty
MesajKonu: SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN)   SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN) Icon_minitimeSalı 14 Nis. 2009 - 14:45

“... Siyün-Bike bir taraftan da ağlamaya başlamıştı.

― Halkın yüzüne bakamaz oldum.

― Bu da nerden çıktı?..

― Nerden çıkacak, sokaklar Ruslar’la doldu. Biz de burada Kazan Hanı’yız diye oturuyoruz. Sen süs müsün burada? Neden düşmanına karşı mücadele vermiyorsun?

― Ben sana defalarca yapamam dedim. Moskova bana yemin ettirdi... Beni bu tahta onlar oturttu, isterlerse indirirler. Bunları defalarca sana anlattım. Nedense beni anlamak istemiyorsun.

― Sen bir Türk Devleti’nin Hanı’sın. Bu devlet senden sorulur. Ruslar senin devletine karışamazlar. Sen onların işlerine karışabiliyor musun?

― Ama onlar güçlü!

― Sen de güçlü olabilirsin. Tabiî kendi devletin için çalışırsan. Ama bu gidişle, yarın camilerinden ezan sesi yerine çan sesi duyacaksın. Mekteplerini Rus öğretmenler dolduracak. Müslüman Türk çocuklarına Ruslar hocalık edecekler. O zaman sen utanmayacak mısın? Bunun hesabını bir gün vermeyeceğini mi zannediyorsun?..

― Ağlama ne olur! Beni çok üzüyorsun. Bunların hepsi yoluna girecek.

― Ne zaman? Ne zaman? Kazan’da Rus bayrağı dalgalanınca mı? Sen o zaman utanmayacak mısın! Halkın güvenliğinden sorumlu değil misin? ...”

Yukarıda içerisinden kısa bir bölüm okuduğunuz eser; Prof. Dr. Hikmet Doğan tarafından yazılan ve Türk Edebiyatı Vakfı tarafından neşredilen Siyün Bike adlı tarihi bir romandır. Çok sürükleyici bir anlatıma sahip olan eser 288 sayfadan ibaret. Ayrıca kitabın başında 2001 yılında vefat eden kıymetli büyüğümüz merhum Ahmet Kabaklı’nın yazmış olduğu bir önsöz bulunuyor.

Eserin konusu kısaca şu: Nogay Hakanı Mirza Yusuf’un kızı olan Siyün Bike’nin Kazan Türkleri’nin kurtuluşa ermesi için Kazan Hanlığı’nın başında bulunan Rus destekli hana gelin gitmesi ve orada verdiği mücadele, çektiği sıkıntılar, katlandığı zorluklar.

KİŞİLER; Siyün Bike: Nogay Hakanı Mirza Yusuf’un kızı, Kazan Sultanı.

Mirza Yusuf: Siyün Bike’nin babası.

Ayhanım: Siyün Bike’nin annesi, Mirza Yusuf’un karısı.

Dilaver: Siyün Bike’nin en yakın dostu, sırdaşı. Mirza Yusuf’un komutanlarından birinin kızı.

Çağrı: Mirza Yusuf’un ordusundayken Ruslar’a esir düşen bir asker. Bahar’ın sevgilisi.

Bahar: Çağrı’nın sevgilisi. Çağrı’nın esir düşmesiyle aklını yitiren ve yıllar sonra Siyün Bike’nin koruması altına alacağı kişi.

Gevher Şad: Kazan Hanlarından birinin kız kardeşi, yiğit bir kadın.

Can Ali Han: Rus destekli Kazan Hanı, Siyün Bike’nin nefret ettiği kocası.

Safa Giray Han: Siyün Bike’nin sevdiği yiğit kocası. Ali Han’ın azledilmesiyle başa geçmişti.

Ötemiş Giray: Siyün Bike ile Safa Giray Han’ın oğlu. Küçük yaşta Ruslar’a veriliyor. Onların eğitiminden geçiyor ve iyi bakılmadığı için 5-6 yaşlarındayken ölüyor.

Şah Ali Han: Rus destekli Kazan Hanı, hain.

Gökçek Oğlan: Safa Giray’ın adamlarından, yiğit biri. Rus destekli hainler Siyün Bike ile aralarında ilişki olduğu hakkında söylenti çıkarıyorlar.

Bahadır ve Buğra: Çağrı’nın sırdaşları.

Ayça: Bahar’ın sırdaşı.

ÖZET
Nogay Hakanı Mirza Yusuf ve karısı Ayhanım’ın bir kızları dünyaya geliyor başkentleri olan Saraycık’ta. Doğum sancıları çeken karısını bırakıp Ruslar’la savaşa giden Mirza Yusuf ise bir kızının olduğu haberini savaş esnasında alıyor ve bu habere çok seviniyor. Bu savaşa katılanlar arasında Bahar adlı sevgilisinden ayrılan Çağrı da var. Savaş sonrası Çağrı’dan haber alınamıyor.

Özellikle Ayhanım bir erkek çocuk olmasını ve yiğit bir şekilde yetişmesini istiyordu. Ama bir kızının dünyaya gelmesi onu üzmüyor elbette. Adına Siyün Bike koyuyorlar. “Siyün” “sevimli”, “Bike” de “sultan,prenses” anlamına geliyor. Ayhanım oğluna vermeyi düşündüğü yiğitliği Siyün Bike’ye vermeye karar veriyor ve kızını bir erkek gibi yetiştiriyor.

Siyün Bike iyi bir eğitimden geçiriliyor. Hem tarihini, geçmişini öğreniyor hem de ata binmeyi, kılıç tutup ok atmayı. Babasının olaylar karşısındaki tavırlarını da dikkatle izliyor ve ondan siyasi tecrübeler kazanıyor.

Siyün Bike böyle büyüyüp nam salarken Kazan’ın durumu kötüye gidiyor. Ruslar Kazan’ı sürekli karıştırıyorlar ve kendi adamlarını başa geçiriyorlar. En sonunda Kazan’ın ileri gelen vatanseverleri namını duydukları Siyün Bike’yi Rus destekli hanları Can Ali Han ile evlendirip etkinlik kazanmayı planlıyorlar. Bu amaçla Nogay’a geliyorlar ve Mirza Yusuf’la görüşüyorlar. Mirza Yusuf ne söyleyeceğini bilemiyor ama Kazan’ın kurtuluşu için her şeye razı geliyor. Kızı Siyün Bike’ye bundan bahsettiğinde henüz 15 yaşlarında olan prenses bu duruma ilk başta çok kızıyor. Ama Kazan’ın durumunu ve devletin hainlerin elinde olduğunu biliyor. Bunun için o yaşta kendini göz göre göre feda ediyor, hiç tanımadığı biriyle evlenmeyi kabul ediyor. Tek amacı Kazan’ı Ruslaşmış hainlerden kurtarmak ve Türk birliğini kurmak.

Derken Siyün Bike, Can Ali Han ile evleniyor. Ama evlendiği kişiden nefret ediyor. Bu nefret onu görmeden önce sırf Türk milletine ihanet ettiği için başlamıştı ama Can Ali Han’ın kendisini görünce de katlanıyor. Ve nefretinin gün geçtikçe artacağı Kazan günleri başlıyor.

Kazan’da vatanperverler, milliyetçiler eski Kazan hanlarından birinin kız kardeşi olan Gevher Şad etrafında toplanıyorlar. Gevher Şad kendisini fazla belli etmeyerek devlet yönetiminde söz sahibi olmaya çalışıyor. Hainlere karşı gizli toplantılar tertipliyor. Milliyetçi şuuru ayakta tutmaya çalışıyor.

Siyün Bike Can Ali Han’ı Ruslar’a karşı yüreklendirmeye çalışıyor. Sürekli bu yüzden tartışıyorlar aralarında. Can Ali Han’ın bu gafletten uyanmasını istiyor. Bu mevzulardan başka konuşma geçmiyor zaten neredeyse. Can Ali Han ise Siyün Bike’ye deli gibi aşık ama onu o makama getiren Ruslar olduğu için bir şey yapamıyor. İhanet kanına işlemiş.

Cefakâr Siyün Bike gün geçtikçe yıpranıyor. Hiçbir şey yapamadığından şikâyet ediyor. Halbuki ne büyük hayalleri vardı. Kazan’a gelecek, hainlerin kökünü kazıyacak ve Türk Birliğini yeniden kuracaktı. Ama geldiği günden beri bir adım ileri gidememesi onu kahrediyor.

Siyün Bike Kazan’a geldikten bir süre sonra Gevher Şad ile tanışıyor. İlk etapta ona güvenmiyor, çekiniyor ama sonradan onu tanıdıkça ona güvenmeye başlıyor. Sonraları bu yiğit kadın Siyün Bike’nin adeta sırdaşı haline geliyor. Gevher Şad milliyetçi beylerle onun arasında bir elçi görevi görüyor.

Bir süre sonra Rus Çarlığı’nda yönetim değişikliği oluyor ve yönetimde bazı çatlak sesler çıkıyor. Başa geçen kişinin küçük yaşta olması yüzünden bir süre idare boşluğu yaşanıyor. Kazan’ın esaretten kurtulmasını isteyen vatanperverler bu boşluktan yararlanmayı planlıyorlar. Halkın içine girip halkın milliyetçilik duygularını kabartıyorlar. Can Ali Han’a karşı kışkırtıyorlar milleti. Sonunda halk idareye karşı ayaklanıyor. Can Ali Han ise korkudan Siyün Bike’ye yalvarmaya başlıyor. Siyün Bike ise onunla adeta dalga geçiyor. Ve 25 Eylül 1553 günü Can Ali Han tahttan indiriliyor. Can Ali Han’ın Moskoflaşmış adamları ise soluğu Moskova’da alıyorlar.

Milliyetçi beyler Can Ali Han’dan boşalan tahta eskiden de hanlık yapan ve bir Rus düşmanı olan Safa Giray Han’ın getirilmesini kararlaştırıyorlar. Bu sebeple Kırım’a haber yolluyorlar. Bu sırada Moskova da Kazan’ın başına Can Ali Han’ın ağabeyi Şah Ali Han’ı yeniden geçirmek için harekete geçiyor.

Kazan’dan gelen haberi alan Safa Giray Han hemen yola çıkıyor ve saraya geliyor. Töre gereği Siyün Bike’nin yeni eşi Safa Giray Han oluyor. Safa Giray Han ile Siyün Bike birbirlerini çok seviyorlar. Siyün Bike böyle yiğit bir kocası olduğu için, Safa Giray Han da Siyün Bike gibi vefakâr, cefakâr, kahraman bir karısı olduğu için gurur duyuyor.

Kazan’da sular durulurken, mutlu günler yaşanmaya başlayacakken Rus oyunu yine ortaya çıkıyor ve Kazan’da fitne kazanları kaynamaya başlıyor. İnsanlar Safa Giray Han’a karşı kışkırtılıyor. Ardından Rus ordusu Kazan üzerine harekete geçiyor. Safa Giray Han Osmanlı Devleti’nden yardım istiyor ama elçiler de ihanet çemberinin içinde oldukları için Kanuni’ye bunları ulaştırmıyorlar. Safa Giray Han Nogay’a kayınpederinin yanına kaçıyor. Kısa bir süre sonra ise Şah Ali Han başa geçiriliyor. Ama bir ay kadar olmadan Rus yanlısı beyleri görev paylaşımı yüzünden birbirine düşüyor. Şah Ali Han da bunun üzerine Ruslar’a sığınıyor.

Bunu fırsat bilen milliyetçi-vatanperver beyler tekrar Safa Giray Han’ı davet ediyorlar. O sıralarda Safa Giray Han’ın çocuğunu taşıyan Siyün Bike ise kocasından uzakta bir erkek evlat dünyaya getiriyor. Adını önceden kararlaştırdıkları gibi Ötemiş Giray koyuyorlar. Onun doğumundan kısa bir süre sonra Safa Giray adamlarıyla birlikte yeniden şehre geliyor.

Safa Giray Han bu gelişinde hemen içerideki hainleri temizlemeye başlıyor. Ondan sonra şehrin imarı için çalışıyor. Mutlu günlerle geçen iki yılın ardından Safa Giray’ın bedeni yorgun düşüyor artık. Ve hastalanıp ayrılıyor Siyün Bike’sinden ve oğlu Ötemiş Giray’ından. Safa Giray ölünce Siyün Bike üzüntüsünden kahroluyor.

Bu hazin olaydan sonra Ruslar Kazan üzerine yeni fitne ocakları kurarken iki yaşındaki Ötemiş Giray, han olarak seçiliyor. Görünüşte Han Ötemiş Giray oluyor ama işleri Siyün Bike yürütüyor. En çok güvendiği adamı olan Gökçek Oğlan da ona yardım ediyor.

Ruslar ise Kazan’ın başına yeniden Şah Ali Han’ı geçirmeye karar veriyorlar. Bunun üzerine Kazan’a saldırıyorlar. Türk ordusunun başında ise yiğit sultan Siyün Bike var. Siyün Bike beylerini topluyor ve savaş planını kararlaştırıyor. Kalabalık Rus ordusuna karşı Siyün Bike komutasındaki Türk ordusu çetin bir savunma örneği gösteriyor. Ruslar’ı büyük bir şaşkınlık alıyor. Siyün Bike atının üstünde bir o yana bir bu yana koşturuyor ve askerlerine talimatlar veriyor, onları yüreklendirecek sözler kullanıyor. Kahramanca yapılan savunmanın ardından savaş sona eriyor ve Siyün Bike Ruslar’a karşı ilk başarısını elde etmiş oluyor.

Kazan yenilgisi Ruslar üzerinde büyük bir moral bozukluğu oluşturuyor. Er meydanında Türk’ü yenilgiye uğratamayan Ruslar yeni bir yola başvurmayı kararlaştırıyorlar. Bu yol da Rus kızlarını Kazan’a salmak, votkayla erkekleri sarhoş ederek akıllarını çelmek ve yeni fitne ateşleri yakmak.

Kazan’a gelen bu Rus kızları görevlerini iyi bir biçimde yerine getiriyorlar ve fitne ateşi yeniden yanmaya başlıyor. Bu ateş Kazan’da dalga dalga yayılıyor ve Kazan beyleri hakkında çeşitli iftiralar ortaya çıkıyor. En büyük iftira da Siyün Bike ile sadık adamı Gökçek Oğlan arasında bir ilişki olduğu iftirası. Bu şekilde halk yeniden kışkırtılıyor. Her yerde çeşit çeşit dedikodular yayılıyor. Çareyi Osmanlı’dan yardım istemekte bulan Siyün Bike, Gökçek Oğlan’ı Osmanlı Devleti’ne gönderiyor. Ama bu sadık, yiğit adam yolda hainlerin ihbarı üzerine öldürülüyor.

Bu sırada Kazan’da Rus destekli beyler peyda oluyor. Bu hainler yal bekleyen köpekler gibi ağızlarından salyalar sarkıtarak efendilerinin emirlerine amade olduklarını ifade ediyorlar.

Kazan’da yeniden Rus hakimiyeti başlıyor. Siyün Bike ve Ötemiş Giray Han’ın Moskova’ya gönderilmesi kararlaştırılıyor. Moskova’ya varınca biricik oğlu da alınıyor elinden. Siyün Bike için Saraycık’tan ayrılmasıyla başlayan çile dolu günleri çekilmez bir hal alıyor. Çünkü Safa Giray Han’ın ölümünden sonra tek teselli kaynağı oğlu da elinden alınıyor. Hepsinden önemlisi Kazan’a yeniden Rus çizmeleri basıyor, onu en çok bu kahrediyor. Ona göre bin Siyün Bike feda olabilirdi ama Kazan düşmana teslim olmamalıydı.

Ruslar Kazan’ın başına yeniden Şah Ali Han’ı geçiriyor. Kazan’da bazı muhalif hareketler ortaya çıkıyor. Bu olaylar üzerine Çar, Şah Ali Han’ı Kasım’a han olarak atıyor. Kasım Hanlığı’na atanan Şah Ali Han, Çar’ın izniyle Siyün Bike’yi yanına aldırıyor. Bu sırada Kazan’da yine muhalif bir hareket oluşuyor. Ruslar’a karşı bir ordu kuruluyor. Yoğun bir direnişin ardından Ruslar ele geçiriyorlar Kazan’ı.

Siyün Bike Şah Ali Han’ın yanında, Kasım Hanlığı’nda, çileye çile eklerken oğlu da “Aleksandır” ismiyle Rus ellerinde yetişiyor. Oğlunun bulunduğu Rus sarayında görevlilerden biri de Çağrov adlı biri. Gerçek adı Çağrı. Yıllar önce esir düşen biri (başta belirttiğim Bahar’ın sevgilisi). Çağrov Ötemiş Han’ı, ordaki ismiyle Aleksandır’ı korumaya kollamaya çalışıyor. Ötemiş gerek öğrenciler gerekse görevliler tarafından “Pis Türk” denilerek dışlanıyor, iyi bakılmıyor. Bu şekilde kendisine niye “Pis Türk” denildiğini Çağrı amcasına sora sora, zayıflıktan, hastalıktan hayata veda ediyor. Papazlar geliyorlar ve minik vücudu Hristiyan mezarlığına, haçların gölgesine defnediliyor.

Hilali bırakıp haçı tercih eden Kazanlı hainler yüzünden bir Türk hanı bu küçük yaşta haçların gölgesinde yatmak durumunda bırakılıyor.

Ötemiş Giray Han’ın haçın gölgesinde kalmasına dayanamayan Çağrı, saraydan kaçıyor ve ilk olarak mezarlığa gidip mezarının başındaki o haçı söküp atıyor. Onun yerine bir tahta dikip üzerine bir hilal çiziyor.

Çağrı Saraycık’a geliyor. Bahar’ını görüyor ama o artık onu tanımıyor, çoktan aklını yitirmiş. Mirza Yusuf’a torununun öldüğünü bildiriyor. Bu sırada Kasım Hanlığı’nda oğlunu iyice merak eden Siyün Bike birini Moskova’ya yolluyor gizlice. Ama oğlunun ölüm haberi geliyor. O anda yıkılıyor, bayılıyor. O andan sonra her şey siliniyor gözünden. Her günü aynı geçiyor; abdestini alıyor, namazını kılıyor ve Rabb’ine dua ediyor.

56-57 yaşlarına geliyor. Bir gün odasına yemek getiren hizmetli onu secdeye kapanmış bir şekilde buluyor. Namaz kıldığını düşünüyor ama secdeden kalkmadığını görünce onun öldüğünü anlıyor.

İşte kahraman Türk kadını Siyün Bike böyle kavuşuyor alemlerin Rabb’ine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
arslankurtalp
BalaKurt
BalaKurt
arslankurtalp


Erkek
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Doğum Tarihi Doğum Tarihi : 19/01/85
Yaş Yaş : 39
Nerden Nerden : Ötüken
İş-Meslek İş-Meslek : Siyaset-Edebiyat-Tarih
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 08/03/09

SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN) Empty
MesajKonu: Geri: SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN)   SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN) Icon_minitimeSalı 14 Nis. 2009 - 16:35

Bu çalışma bana aittir. Hatta sağ olsun kitabın yazarı olan Prof. Dr. Hikmet Doğan'dan bir tebrik, bir de düzeltme uyarısı almıştım. Kitabın yayınevini Ötüken Neşriyat diye belirtmişim, bu yüzden düzeltilmesini istemişti.

Yalnız yazının devamı eklenmemiş, onu da ben ekleyeyim:



SON SÖZ:

Bu yaşananlardan çıkarmamız gereken en önemli ders ihanetin bedelidir. Namert dost olacağına, yiğit düşman olsa daha yeğdir. Ama tarih boyunca Türk’ü sırtından hançerlemeye çalışan hainler her zaman çıkmıştır. Çünkü Türk’ün düşmanı çoktur. Çünkü Allah (c.c.) düşmanı çoktur. Allah’ın hak din olarak gönderdiği son din İslamiyet’in sancaktarı olan Türk’ün karşısında her zaman düşman olmuştur. Ama Türk’e er meydanında boyun eğdiremeyenler, Türk’ün kılıcını yere düşüremeyenler çareyi Türk’ün içerisine fitne ocakları kurmakta bulmuştur.

Bu fitne ocakları yıllardır yanmaktadır. Kazan’da da yanıyordu bu ateş, Kazan’dan önce de. Ve bugün de yanmaktadır, yarın da yanmaya devam edecektir.

Sorarım size; bugün Rusya’ya, Çin’e, Küba’ya destanlar yazanların 4-5 asır önce Kazan Hanlığı’nı içeriden yıkan, Rus efendilerinden yal bekleyen köpekler gibi salya akıtanlardan ne farkları vardır? Tek ortak noktaları vardır: İHANET !

Allah Türk milletini hainlerden ve gafillerden muhafaza buyursun.

Türk milletinin her ferdi yiğit oldukça; erkeği Safa Giray Han gibi, Yusuf Mirza gibi, Gökçek Oğlan gibi, kadınını da Siyün Bike gibi oldukça Allah’ın sancaktaki tecellisi olan “hilal”i hiç kimse göklerden indiremez.

Arslan KURTALP - 1 Kasım 2006

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir




SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN) Empty
MesajKonu: Geri: SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN)   SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN) Icon_minitimeSalı 14 Nis. 2009 - 16:53

Evet gördüm size aitmiş.Zaten kendim yazmışım gibi sahiplenmeye de çalışmadım ya da ben yaptım da demedim.Elinize sağlık güzel olmuş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
arslankurtalp
BalaKurt
BalaKurt
arslankurtalp


Erkek
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 49
Doğum Tarihi Doğum Tarihi : 19/01/85
Yaş Yaş : 39
Nerden Nerden : Ötüken
İş-Meslek İş-Meslek : Siyaset-Edebiyat-Tarih
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 08/03/09

SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN) Empty
MesajKonu: Geri: SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN)   SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN) Icon_minitimeSalı 14 Nis. 2009 - 17:08

Öyle bir şey olsa cevabım daha farklı olurdu zaten de; bir yerden alıntı yapılıyorsa, eğer kaynak belliyse kaynak belirtmek gerekir. Bu hem bilginin güvenilirliği ve ispatlanabilirliği açısından, hem de onu hazırlayan kişinin hakkına ve emeğine saygı göstermek bakımından en doğrusudur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir




SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN) Empty
MesajKonu: Geri: SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN)   SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN) Icon_minitimeSalı 14 Nis. 2009 - 19:05

Reklam yapıyo olmamak için kaynak belirtmedim bu bir.İkincisi de bana saygı duyduğunuz sürece emin olun size saygım var.Olmasa zaten ne yazarım ne de beğendiğimi söylerim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
SİYÜN BİKE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN)
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» HAYME ANA (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN)
» KARA FATMA (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN)
» NENE HATUN VE İPARHAN (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN)
» AYŞEMGÜL VE TOMRİS HATUN (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN)
» KLAVUZ HATİVE VE GÖRDESLİ MAKBULE (KAHRAMAN ASENALARIMIZDAN)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
UlkuGulu.Hareket-Forum.Net :: Tarihimizden :: Türk ve İslam Tarihi-
Buraya geçin: